29 Kasım 2009 Pazar

'GAZETE' Mİ, 'KAĞIT PARÇASI' MI?

Neredeyse altı aya yakın kağıda, kaleme, klavyeye dokunmadım. “Nadasa çekilmenin” çok yararını gördüm. Ege’nin mavi sularına yaslanmış “köyümde”, toprak ana beynimin tüm kirini yıkadı. Kalbim çarpıntısının farkına vardı.

Kalbimi fark ettim.

Gülmeyi öğrendim…

Yine geldim.

Kent bir değişik.

Karmaşa yerli yerinde…

Beni ilk “çarpan” kızım oldu.

“Baba” dedi benim kız, “Dışarı çıkıyorum. Ocakta et pişiyor, yarım saat sonra ocağı kapat, yanmasın”…

“Ne eti, ne ocağı kızım” diyecektim, “Baba, bir de fırında kek var, onu da birazdan çıkarıver…”

Mutfakta kimsecikler yok oysa… Ne ocak yanıyor, ne et, ne de kek pişiyor…

“Dalga mı geçiyorsun kızım” diye parladım.

Kahkahayı patlattı, “Ay babaaa, bi alemsin. Facebook’ta kafe açtım. Satış yapıyoruz, para kazanıyoruz, kazandıklarımızla kafeyi geliştiriyoruz. Yemekleri zamanında çıkarmazsak yanıyor.”

Vayyy, benim kız iş kadını olmuş da haberimiz olmamış…

“Sanal babacığım sanal…”

Aslında olmayan kafede, olmayan yemekleri, olmayan müşteriye satıp olmayan paraları kazanıyorlarmış.

“Mış” gibi…

Hayatımız gibi…

Televizyonda içimizi parça parça eden bir olayı izlerken bir yandan da çekirdek çıtlatmayı sürdürmek gibi. Ocakta et pişiyormuş gibi…

Gazetedeki en çarpıcı haber, olmamış gibi, fırındaki kek gibi…

Hem varmış gibi, hem yokmuş gibi…

Hem olmuş, hem olmamış gibi…

“Kağıt parçası” aylarca yokmuş gibi…

Şimdilerde varmış gibi…

Kuruymuş gibi…

Islakmış gibi…

Ortada suçlular varmış gibi…

Suç da, suçlular da yokmuş gibi…

Hayat, “Facebook oyunları” olarak sürdürülebilir mi?

Ocakta et olmadığını anlama zamanı gelmeyecek mi?

“Yandaş” ve “taraftar” olarak çarpışan medya, bu savaşı sürdürürken fırında kek olmadığını ne zaman anımsayacak?

Gözümüze gözümüze sokulan gerçekler ortadayken, hala “ocakta et pişiyormuş”u oynayanlar, bin bir bahanenin altına sığınanlar, bizi de sanal mı sanıyorlar?

Artık yolun sonu…

“Kağıt parçasına” dönüşmüş gazeteler ve gazeteciler ya çöpe atılacak ya da Facebook oyunları bizi teslim alacak…


Hiç yorum yok: